Okuma yazma matematik gibi akademik becerilerde görülen gelişimsel bir özel öğrenme güçlüğüdür. Amerika Psikiyatri Birliği’nin ( APA 2001 ) tanımına göre Özel Öğrenme Güçlüğü; zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre, okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.
Çocuğun
-
Zeka Düzeyinin Normal ve Normalin Üzerinde Olmasına
-
Hiçbir Fiziksel / Duygusal Bozukluğun Bulunmamasına
-
Normal ve Yeterli Bir Eğitim Alıyor Olmasına
-
Sosyokültürel Çevrenin Uygun Olmasına Rağmen Ortaya Çıkabiliyor
Disleksinin Belirtileri Nelerdir?
OKUL ÖNCESİ ( 3 – 5 YAŞ )
-
Sesleri, kelimeleri, harfleri hatırlamada güçlük
-
Alfabedeki ve kelimelerdeki harflerin verilen talimatları vs sıralamalarını hatırlamada güçlük
-
Okunuşu benzer olan kelimeleri karıştırma
-
Kopyalama ve boyamada zayıflık
-
Zayıf hafıza
-
Ailede disleksi olması
-
Bazı aktivitelerde yavaş tepki verme ( harf kelime oyunları gibi )
İLKÖĞRETİM
-
Okula gitmede isteksizlik
-
Kelimeleri, harfleri, sesleri öğrenmede güçlük
-
Verilen talimatları takip etmede güçlük
-
Kelimeleri harflere veya hecelere ayırmada güçlük
-
Kelime ve ses bilgisinde zayıflık
-
Okuma veya hecelemde güçlük
-
Organize olamama
-
Davranış bozuklukları
ORTAÖĞRETİM ( 12 – 18 YAŞ )
-
Okurken veya hecelerken harf ve seslerin sıralanmasında güçlük
-
Ödev ve yazılı çalışmaların çok zaman alması
-
Zamanı yetiştirememe
-
Hatırlama ve organize olmada güçlük
-
Sürekli bir asabiyet hali
-
Okuldan kaçmak için çeşitli taktikler geliştirme
Yazılı bir metni çözümlemekle (harf ve ses ilişkisini kurarak, kelimeleri doğru olarak okumak) ile ilgili olan disleksi, okuma faaliyetinin doğruluğu ve okumanın akıcılığı yetileri otomatik hale gelmediği zaman kendini gösteren bir durumdur. Dislektik çocuğun okuma güçlüğü belirtileri okuma yazma öğrenimi süreci ile başlar. Bu yüzden çocuk birkaç yıl eğitim alana kadar disleksi tanısı konulamaz. Ancak okuma yazma becerilerinin gelişimi için gerekli olan pek çok temel beceri vardır. Bu becerilerde gözlenen yetersizlikler, risk faktörü taşıyan bireylerin farkedilebilmesi için önemli ipucu niteliği taşımaktadır.
Dislektik bir çocuk harfleri tanımakta, harfleri seslendirmekte, bu becerileri otomatikleştirmekte ve hızlı bir şekilde çözümlemede zorlanır. Dislektik öğrencilerin sesli okumaları yaşlarına, okul düzeylerine ve aldıkları eğitime göre beklenenden daha yavaş ve yanlıştır.
Genel olarak yapılan okuma hataları şunlardır:
-
Benzer/Sestes harfleri karıştırma: d-b-p, m-n, t-f / b-p, t-d, f-v, s-z
-
Harf sırasını ters algılama: çok = koç ; en = ne ; ve = ev …
-
Harf atlama: kabak = kabk
-
Alfabeyi öğrenme güçlüğü
-
Aşina olunmayan veya nadiren kullanılan kelimeleri okuma ya da telaffuz etme güçlüğü
-
Aynı satırı okumaya devam etmede veya bir sonraki satırı okumak için sağdan sola geçme güçlüğü
Dislektik öğrenciler tarafından yapılan en yaygın yazım hataları şunlardır:
-
Harfleri karıştırma
Benzer sesteki harfler: b-d-t; f-v; k-g…
Benzer görünüşteki harfler: b-d; n-u ; l-l; o-ö; u-ü; a-e…
Hem benzer seste hem de benzer görünüşte olan harfler: b-d; m-n; o-ö; u-ü…
-
Harf atlama
-
Yan yana gelen aynı iki sessiz harf: attı = atı; bakkal= bakal
-
Harf ekleme
-
Hece tekrarı: Kafeterya = kafefeterya
-
Yer değiştirme: çark / çrak ;
-
Ortografi: Dağıtmak = dahıtmak = dayıtmak…
Ayrıca büyük harfleri genellikle kullanmazlar veya yanlış yerde kullanırlar. Diğer noktalama işaretlerini neredeyse hiç kullanmazlar. Son olarak, bazı öğrenciler yazım hatalarını gizlemek için, muhtemelen bilinçsizce, el yazıları anlaşılamayacak şekilde yazılarını deforme ederler. Disleksi yazılı anlama becerileriyle ilgili değildir; ancak yazılı bir metni anlama ve akıcı okuma güçlüğü, çözümleme becerilerinin yavaş gelişiminin bir sonucu olarak ikincil bir etki olabilir. Bu etki de yazılı metinlere maruz kalmayı azaltarak kelime ve genel kültür edinimini engelleyebilir.
Disleksili pek çok insan ezber gerektiren sıralamaları (örneğin: alfabedeki harf dizinleri, çarpım tablosu, aylar) öğrenmekte ve yön zaman kavramlarını (örneğin, sağ/sol) ayırt etmekte zorlanırlar.
Yeni bir dil öğrenme söz konusu olduğunda ise, dislektik bir öğrencinin karşılaşabileceği zorluklar önemli ölçüde artar. İkinci bir dili öğrenmek, anadilin edinimi için gerekli olan aynı becerilere dayandığı için anadildeki olası güçlükler ikinci dile aktarılacaktır. Bu yüzden fonoloji, yazım ve sözdiziminde zorlananlar yeni dilde de benzer zorlukları yaşayacakları (Sparks vd., 2006). Ancak, zorlukların kendilerini gösterme derecesi bu becerilerin yeni dildeki önemine bağlıdır.
Disleksinin Alt Tipleri Nelerdir?
Distetik kişinin okuması yavaşsa, okuması sırasında duraklama ve tekrarlama hataları söz konusuysa bu tip disleksi ALGISAL => PERSEPTÜEL – P TIPI DISLEKSİ, (P tipi dislekside beynin sol yarım küresi baskındır).
Eğer okuma hızlıysa ancak kelime ve hece atlama hataları oluyorsa DİLSEL => LİNGUİSTİK – L TIPI DISLEKSİ olarak isimlendirilir. (L tipi Dislekside beynin sağ yarım küresi baskındır). İki tip disleksi arasındaki farkın beynin sağ ve sol yarım kürelerinden birinin diğerine göre farklı olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Örneğin L tipi dislekside beynin sağ yarım küresinin baskın oluşu neden gösterilirken P tipi disleksi de ise durum tam tersidir.
Disleksi ile Birlikte Görülen Diğer Zorluklar Nelerdir?
1) Öğrenme Bozuklukları
Diskalkuli Aritmetik ve Matematik Becerilerin kazanılması, temel aritmetik becerilerin kullanılması ve hesaplamaların yapılmasında zekadan bağımsız olarak ortaya çıkan güçlüktür. Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda matematiksel becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır. Matematiksel dili algılama ve kullanma sırasında birden fazla bilişsel süreç devreye girmektedir. Bunlar dikkat, algılama, kavrama, sınıflandırma, eşleştirme, sıralama, miktar ilişkileri, oran, sebep sonuç ilişkisi olarak sıralanabilir. Bu süreçlere ek olarak okuma – yazma bilgisi de unutulmamalıdır.
Diskalkulinin ortak özellikleri:
-
Matematiksel ifadeleri algılamada güçlük çekme. ( Tanıdığı sözcüklerin problem içerisinde farklı anlamda kullanılıyor olmasından dolayı sıkıntı yaşanabilmektedir. )
-
Kısa süreli bellek zayıflığından dolayı hesaplamalarda hatalar yapma.
-
Küçük sayı miktarlarını ( 3-4 adet ) birer birer saymadan söylemekte zorlanma.
-
Temel matematik becerileri içeren işlemlerin oldukça yavaş ve zor çözülmesi,
-
İşlemlerinin değişme özelliğini kullanmayı ve sağlamalarını yapma sırasında yetersizlik,
-
Matematik problemlerinde kullanılan adım ve işlemleri sergilemede zorlanma,
-
6-9, 4-7, 2-5, 3-8 rakamlarını okurken ve yazarken karıştırma,
-
Rakamları ters yazma, yazılış yönlerini karıştırma.
-
Sayıları kıyaslamada zorlanma, negatif ve pozitif sayıları ayırt edememe,
-
Para üstü verirken şaşırma,
-
Gün, hafta, ay, mevsimler vb. kavramları anlamada güçlük çekme,
-
Zamanı anlatmada, yer ve yönü bulmada zorlanma,
-
Matematikteki genel kavramları anlayamama ve hatırlayamama,
-
Basit geometrik şekilleri çizerken orantısız konumlandırma
Disgrafi
Disgrafi, yazı yazmayi etkileyen bir zorluktur. Yaşa ve alınan eğitime göre, yazı yazma beklenenden daha yavaştır ve/veya yazı biçimsel olarak daha düzensiz, anlaşılması da daha zordur. Ayrıca disgrafili öğrenci yazı yazarken yaşıtlarına kıyasla daha çok yorulur. Disgrafi el yazısı yazmadaki özel bir öğrenme güçlüğüdür. Disgrafi; sadece yazı yazmanın yürütücü becerilerini etkiler, bu yüzden dispraksik bir kökeni olmadığı sürece çizme becerileriyle karıştırılmamalıdır. Öyle ki, disgrafili bir öğrencinin gelişmiş çizim becerileri olabilir. Bu durumda, disgrafiyle ilişkili güçlükler okuma-yazma öğreniminin başında değil, yazmanın pratikleşmesi gerektiği üçüncü eğitim yılında ortaya çıkmaktadır. Bu tür zorlukları yaşayan bir öğrenci durumu söyle açıklamaktadır: “Onceden harfleri çizmeyi öğrenmek zorundaydım. şimdi ise yazmayı!”
Disgrafinin ortak özellikleri:
-
Yazı ve şekil kopya etmede yavaşlık
-
Sözcük ve harflerde özensiz hizalama
-
Tamamlanmamış, yazım yönleri ters harfler
-
Üç boyutu algılamada zorluk
-
Kalem tutuşu hatalarından dolayı parmakların çabuk yorulması
-
Yazarken bilek, kol ve vücudu konumlandırmada zorluk
-
Sık sık silinmiş ve temiz kullanılmamış sayfa düzeni ve defterler
-
Detaylara karşı dikkatsizlik
-
Harf bağlantılarında olması gerekenden fazla bırakılan boşluklar
-
Sözcük ve tümceler arasındaki boşlukların az ya da çok fazla olması
-
Yazılı anlatım becerilerinde zorlanma, kompozisyon yazmada ve klasik sınavlarda bilgiyi kağıda dökmekte beklenilenden geride olma
Dispraksi
Dispraksi hareket örüntülerini yerine getirmede yaşanılan güçlük anlamına gelmektedir. Dil ve konuşmayı el göz koordinasyonunu (özellikle el yazısını) ve organizasyonu etkiler. Beynin kas hareketlerini düzenli sıraya sokamamasından ileri gelen bir özel öğrenme güçlüğüdür (SpLD). Dislektik olarak tanımlanan pek çok güçlük disprakside de mevcuttur. Dispraksinin en belirgin özelliği, okul konularını öğrenmeyi ve günlük yaşam aktivitelerini önemli derecede engelleyen motor koordinasyonunun gelişimindeki güçlüktür.
Dispraksinin ortak özellikleri:
-
Sakarlık, sürekli bir yerlere çarpma
-
Küçük çocuklarda emekleme, oturma, yürüme becerilerinde zorlanma
-
Gömlek ilikleme, bağcık bağlama gibi ince motor becerilerde gecikme
-
Yap-boz birleştirme maket yapma, top oynamada yetersizlik
-
El yazısı yazmada zorlanma
-
Bisiklete binme, yüzme gibi denge gerektiren becerileri öğrenmede zorlanma
-
Çevresel faktörlerden dikkatin çabuk dağılması (ses ışık vb.)
-
Okurken, yazarken sık sık yerini kaybetme
-
Şekil ve grafik hazırlarken zorlanma, cetvel ve pergel kullanımında zorluk
-
Sıralı becerilerde zorlanmadan dolayı çarpım tablosu ve alfabe gibi birbirini takip gerektiren konularda zorlanma
-
Çapraz lateralleşme sorunları, Baskın el tercihlerini değiştirme, Sağ – sol karıştırma
-
Uzaysal algılama sorunları, Mesafeyi hesaplayamama
2) Yönetici İşlev Zorlukları
Yönetici işlevler, bir amaca ulaşmak için uygun problem çözme kurulumunun korunması olarak tanımlanabilir. (S. Karakas) Dikkat toplama, mantık yürütme, bilgiyi alma, işleme, değerlendirme sıralama, bilgiler arasında bağlantı kurma gibi hem davranışsal hem de zihinsel süreçleri içine alan kapsamlı bir süreçtir. Bu süreçlerde yaşanan sorunlar çok farklı tanılara neden olabilmektedir. Önemli olan yapılan değerlendirmeler sonucunda doğru tedavi ve eğitimlerden bireyin yararlanabilmesidir.
Wisconsin Kart Eşleme Testi, Stroop Testi başta olmak üzere nöropsikolojik testlerin değerlendirilmesi ile zihinsel süreçlerde yaşanabilen sorunların türü ve derecesi saptanmaktadır.
Sözel olmayan öğrenme zorluğu
Sözel olmayan öğrenme zorluğu özellikle görsel – uzamsal ya da dilin sözel olmayan yönleriyle sunulan bilgiyi işlemede güçlüğü ifade etmektedir. Sözel olmayan öğrenme bozukluğu yüksek düzeyde sözel becerileri ile düşük düzeyde görsel – uzamsal becerileri, sözel olmayan problemleri ya da soyut problemleri çözmede güçlüğü, sosyal becerilerde yetersizliği kapsamaktadır (Badian, 1992; Gross-Tsur, vd. 1995).
Sözel olmayan öğrenme zorlukların ortak özellikleri:
-
Ezber yeteneğinin iyi olması
-
Detaylara gösterilen dikkat
-
Erken yaşlarda konuşma ve zengin kelime hazinesi
-
Sosyal ilişkileri değerlendirmede zorluklar
-
Çok konuşma/bıktırıcı ve sürekli sorular sorma
-
Deneyimlerini, öğrendiklerini sözel bilgi olarak depolarlar.
-
Kişilerarası ilişki kurabilmede ciddi sıkıntılar yaşayabilirler
-
Yeni durumlara uyum sağlamada güçlük
-
Sözel olmayan iletişimi anlamakta güçlük çekme
-
Mesafeleri ve boyutları doğru algılayamama
-
İnce motor hareketlerde zorluk
-
Denge sorunları
-
Sözel IQ düzeyinin performans IQ’dan yüksek olması
-
Sözel bellekleri güçlüdür
-
Dış ortamın çeşitliliği ve değişkenliğinden olumsuz etkilenirler
3) Sosyal Duygusal Zorluklar
Günümüzde bile hala disleksili öğrenciler zamanında teşhis edilememektedir. Geç tanı veya tanı eksikliği, o öğrencilerin akademik başarılarını önemli derecede olumsuz etkileyebilir ve yetişkinlik dönemlerinde ciddi sosyal ve kişisel sonuçlar doğurabilir. Dislektik bireylerin öğrenmede yaşayabilecekleri zorlukların neden olacağı hayal kırıklıkları benlik saygısını düşürebilir ve psikolojik duygusal bozuklukların riskini arttırabilir. Eğer dislektik öğrencilere yaşadıkları güçlüklerde anlayış gösterilmezse, bu öğrenciler: Tüm bunlar pek çok sonuca yol açabilir: okulu bırakma, depresyon, anksiyete, panik atak vb., (karmaşık) psikiyatrik bozukluklar ve ciddi davranış problemleri. Ayrıca yine karşıt olma karşıt gelme, tik bozukluklar, bipolar bozukluk önceden oluşmuş ya da eşlik eden sorunlara da müdahale etmek gerekebilir. Yukarıdaki etkiler kendini göstermeden önce, mümkün olduğunca erken tanılama ve okuma güçlüğü riskinde olanları teşhis etmek gerekmektedir. Veliler, öğretmenler ve eğitim alanındaki uzmanlar şunu akıllarından çıkarmamalıdırlar: öğrenme üzerindeki olumsuz etkileri azaltığı ve çocuğu ikincil psiko-patolojik bozuklukların gelişim riskinden koruduğu için, daha erken tanı; daha etkili müdahaleye olanak verir ve rahatsızlığın seyrinde daha olumlu etkiler yaratır.
4) Dil Konuşma Zorluğu
Disleksi’nin özelliklerine bağlı olarak ya da disleksiden bağımsız olarak dil ve konuşma zorlukları görülebilmektedir. Karşılaşılabilinecek bu durumla ilgili olarak özel eğitim hizmetleri içerisinde dil ve konuşma terapisti de yer alması gerekebilmektedir. Dislektik çocuklarda aşağıda sıralanan sorunlara rastlanabilmektedir.
Gecikmiş dil ve konuşma:
Çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerilerinin yaşından beklenen düzeyde gelişme göstermemesi durumudur.
Sesletim (Artikülasyon) ve Ses Bilgisi (Fonoloji) Zorlukları:
Konuşma seslerinin ve dile ait ses birimlerin beklenenden farklı olarak sesletimi; ve ana dilin ses sistemi ve ses birleşimlerini düzenleyen kuralları anlama ve kullanmada güçlüktür. Bu bozukluklar; konuşma sesinin özelliklerinde, çarpıtmalar; bir ses yerine başka ses kullanma, ses düşürme, ekleme, arka sesleri (k, g) öne getirme (t, d), ya da sürtünmeli sesleri (f, v, s, z, ş, j) durak sesi olarak çıkarma (t, d, p, b) gibi hata örüntüleri ile belirlenir. Bu durum konuşmanın anlaşılırlığını olumsuz yönde etkiler.
Akıcı Konuşma Zorlukları:
Konuşmada beklenenden farklı hız, ritim gözlenmesi, ses, hece, sözcük ya da sözcük öbeği tekrarları, uzatmalar veya bloklar biçiminde konuşma akışının kesintiye uğramasıdır. Bunlara aşırı gerginlik, çabalama davranışları ve ikincil davranışlar eşlik edebilir.
Gelişimsel Dil Zorlukları:
Konuşma, yazı ve/veya diğer sembol sistemlerinin alıcı (algılanması-anlaşılması) ve/veya ifade edici (kullanılması) boyutlarında dilin biçim bilgisi (morfoloji), söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım bilgisi (pragmatik) alt sistemlerini kapsayan bozukluklardır.
Bu bozukluklar doğuştan veya bebeklik/çocukluk çağında ortaya çıkan gelişimsel nitelik taşırlar;
-
kendilerini özellikle okulda yetersiz görmeye başlarlar ve kendileri hakkında olumsuz düşüncelere kapılırlar.
-
motivasyonlarını kaybederler ve okula karşı ilgisiz olurlar.
-
yetersizlik duygularını güçlendirecek yeni başarısızlıklar yaşarlar.

